Çamurun Allah’ı araması… Onun davetini kabul etmesi.
Hacc’a gitmeden önce arın… Borçlarını öde…
Yakınlarına ve dostlarına karşı duyduğun kızgınlıkları ve nefretleri yen…
Amel yurdundayken hesap yurduna hazırlan. Ölmeden önce ölümü duy…
Mikat: Günlük hayatımızda bizi farklı kimliklere büründüren örtülerden / elbiselerden / kamuflajlardan / maskelerden soyutlanma yeri. Bir Âdem olarak başlangıçtaki şeklimize bürünme… Kefenimizi giyip ölüm anımızı hatırlama…
Mikat: Randevuda disiplin… Dünyanın her yerinden aynı zaman ve mekânda buluşma inceliği. Bütün benlik ve bencillik eğilimlerinin gömüldüğü adres… Ölümü ve tekrar dirilmeyi duyma zemini…
İhram: Yalın bir vücut, sade bir kumaş, beyaz, arınmışlığın, yeni bir sayfa açmanın, paklığın ifadesi, bütün konumlardan, etiketlerden, statülerden, makam ve mevkiden, nüfuz ve inisiyatif alanlarından soyutlanma… Sadeliğin, mütevazılığin, yeni bir sayfa açmanın ifadesi, benliği ve tüm yapay çekicilikleri aşma anı… Aynaya bakmak yok… Koku yok… Kimseyi incitmek yok.
Kâbe: Yön gösteren kılavuz… İmanın, sevginin ve hayatın merkezi… Kâbe, Allah’a yaklaşmak için önce insanlara yaklaşmanın gerekliliğinin resmi… Tevhidin Sembolü, ibadetlerimizi, duamızı, niyet ve yakarışlarımızı direk Rabbimize sunmanın anlam bulduğu sembol değer…
Tüm aracı kurumların, sembollerin, idollerin, nesnelerin ve güç odaklarının anlamını yitirdiği nokta…
Sa’y: Hacer’in su arayışı… İnsanın tabiatın kalbinde ihtiyaçları için mücadele etmesidir. Hacer’in su arayışıdır. Taştan su çıkarma girişimidir. Arayıştır… Koşmadır, direnmedir.
Arafat: Hikmet ve ilimdir. Duanın, eğitimin, takvanın adresi…
Meş’ar: Arafat’taki insan potansiyelinden gelip insanın kendisi ile baş başa kalma imkânını yakalama fırsatının doğduğu adres… Rabbiyle baş başa kalmanın, maskesiz/ katıksız duygularla sicilini gözden geçirme ihtiyacını hissettiği an… Mina’daki mücadeleye hazırlanma anı…
Recm: Yaşamımızda biz fıtratımızdan koparan tüm şeytani güçlere tavır alma anı, Nefsimizi taşlamak, İfsad edici güç odaklarına karşı tavır almak, Emperyalist politikalara karşı basiretli bir cephede yer almak demektir.
Kurban: “ İsmail’ini Kurban…” Hayatında en sevdiğin şeyin neyse onu Allah’ın yolunda feda et. Kurban keserek Allah’a yakınlaş. Kurban yakınlaşmak demek, insanın insana yakınlaşması, zenginin yoksula, Türk’ün Kürd’e, gencin yaşlıya, ve insanlığın Allah’a yaklaşması.