1.50
1.93
60,981
Şefik SEVİM

DÜŞÜNCE UFKU

Şefik SEVİM


15 Şubat 2009
font boyutu küçülsün büyüsün

İlm-i Halimize Dair…


Güzel ve donanımlı bir varlık olan insan için hayatı anlamlı kılan en temel unsurların başında yaşadığı sosyal ortamdan haz almasıdır. Bu “haz alma” kuşkusuz tek taraflı bilinçli sorumluluklarla / anlayışlarla / duyarlılıklarla gerçekleşmez. Toplum olarak bu duyarlılıkları / incelikleri insani, tabii bir hukuk formu içerisinde birbirimize sunabilmeyi gelenekleştirmekle

Var olur. Bunun yolu her şeyden önce cehaleti yenmemizden geçer. Yani cehaletin her birimizin payına ne düşüyorsa… Ki cehalet sadece bilgisizlik değil rütüşlememiz gereken tüm insani zaaflarımızdır. Tahammülsüzlüğümüzdür, insan kavramında saklı bulunan ünsiyetteki inceliğe ihanet etmemizdir. Mevsimlik maskelerimizdir. Bizim gibi beşer olanlarda tıkanmamızdır… Bunun yolu aynı şekilde Türkiye gerçeğinde özelde de Doğu ve Güneydoğu bölgelerimiz gerçeğinde her birimiz belki de farkında olmadan içinde bulunduğumuz zaaflarımızı filozof Ali Şeraiti ve B.Rusll ‘in tabiriyle zindanlarımızı aşmakla mümkündür. Bu zindanlarımız bazen kendi nefsimiz, bazen mutlak anlamda bağlandığımız ideolojik kalıplarımız (şablonlarımız) bazen kendi yorumlarımızı mutlak bir nas (dini bir doğma) gibi görerek / algılayarak bunun üzerinden dünya görüşleri şekillendirip, toplumsal mühendislik projeleri “ öteki” kabul ettiklerimize dayatmamızdır. Kimi zaman ve zeminde bu zindanımız iradelerimizi kendi ellerimizle birilerinin ipoteğinde tutmamızdır.

      Her şeyden önce bir beşer ve Âdemin çocukları olan kardeşler olarak hayatı algılamaya çabalarsak, fıtratımızı merkeze alıp vicdanımızın sesine kulak verebilirsek içinde bulunduğumuz toplumun dinamiklerini dini şiarlarını ve örfünü, toplumsal gerçeklikleri, tarihsel mazlumiyet ve mağduriyetlerimizi göz ardı etmeden iletişim kanallarımızı açık tutarak hayata, insana, olaylara ve gündemlerimize dair çok bereketli zeminleri yakalama fırsatını elde edebiliriz.

     Bir olayı farklı okumamız, bu farklı okuma üzerine düşmanlık senaryoları üretmemizi gerekli kılmaz. Elimizdeki mevcut imkan ve inisiyatiflerle, özümüzde saklı olan güzelliklerimizle, birbirimize tahammül edebilmeli hatta birbirimizi kuşatabilmeliyiz. Her birimiz insan olarak “Allah’ın birer ayeti” olduğumuzu unutmamalıyız. Farklı meziyetlerde olmamız, farklı sorunlar sarmalında şekillenmemiz ve farklı kaynaklardan beslenmemiz hatta yakıcı sorunlar karşısındaki farklı reflekslerimizden dolayı bu farklılıkları merkezde tutarak bu durum merhamet ve adalet damarımızı dumura uğratmamalıdır. En büyük sorunumuz; farklı düşünce ve dünya görüşlerine karşı tahammülsüzlüğümüz ve kendi grupsal dünyamızın dışında başkaları üzerinden empati kurarak başkalarının penceresinden kendi dünyamıza bakamama zaafımızdır.

     Mahalli seçimlerin yaklaştığı bu süreçte özelde de Batman’da örmeye çalıştığımız bu gündemin Batman’da yaşayan her bir insanımız için hayati bir gündem olduğu kanaatindeyim. Aslında birçok konuda tarihsel bir tevarüsle devraldığımız bazı yargılarımızı ve kalıplarımızı zorlamalıyız. Sözgelimi konu belediyecilik olunca vakayı sadece dünya görüşlerinin bir çatışma alanı ve zemini bağlamından kurtararak bir hizmet alanındaki ehliyet ve kabiliyet çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Her birimizin, yarınlarda çocuklarımıza nasıl model bir şehir bırakabileceğimize dair hayallerimize uygun bir aday prototipinin özgür irademizle düşünebilme hakkımızı birbirimize reva görmemeliyiz.

     Farklı yaklaşımlarımızı/yorumlamalarımızı/görmelerimizi, birbirimizi yok sayarak değil bilakis akla ve hakkaniyete dayanarak işeyebilmeliyiz. Yarınlarımıza dair umutlarımızı ve beklentilerimizi yüksek sesle birbirlerimizin adreslerinde, mahallelerinde “ mahalle baskısı” na mahal kalmadan birbirimize hayat hakkı tanıyarak Allah’ın bize yakıştırdığı şefkat, merhamet ve adaleti esas alarak birbirimizi dinleyebilmenin zeminini öncelikli olarak zenginleştirebilmeliyiz. Filozof Voltaire’nin dediği gibi : “ Sizinle aynı dünya görüşünü paylaşmıyor olabilirim ve bu noktadaki mücadeleyi onurlu bir çaba olarak görürüm; fakat kendi görüşünüzü özgürce ifade etmeniz için canımı bile feda edebilirim.”















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (7)
  • bir öğrenciniz / 8 Mart 2009 11:41

    Gözumuzu aç tınız allah razıolsun teşekurler
  • müslüm / 24 Şubat 2009 17:05

    .............

    bu siteye renk katanlardan biri de sizsiniz. allah razı olsun
  • elanur / 23 Şubat 2009 20:45

    sayın hocam

    sizden bir ricam olacaktı mümkünse kader ile ilgili bir yazı yazar mısınız?bu kader konusu insanlar tarafından sürekli yanlış anlaşılıyor.bu konu hakkında bir yazı yazarsanız çok sevinirim.şimdiden allah razı olsun.
  • sinem bedir / 21 Şubat 2009 15:31

    allah sizin yardımcınız olsun. siz çok haklısınız
  • dilara aksoy / 19 Şubat 2009 21:51

    doğruluk

    yüreğinize sağlık vallahi güzel sözler
  • nurgül / 16 Şubat 2009 23:29

    parmaklarınıza, zihninize,yüreğinize sağlık....
  • münevver / 15 Şubat 2009 21:55

    yüreğinize sağlık...




Bu yazarın diğer yazıları






Anket

12 Eylül Referandumunda Oy'unuz Ne Olacak?
  • EVET
  • HAYIR
  • BOYKOT
  • KARARSIZ
Basın ve Yayın Haber Siteleri