Batman Hakimiyet
İbrahim GÜNEŞ
30 Temmuz 2010
Bunlar Halkçı Değil Rantçı
Birçok kez Batman’ın sahibinin olmadığını köşelerimize taşımışız. Bas bas bağırmışızdır. Ne olursunuz birileri Batman’ı sahiplensin. Batman sahipsiz kalmasın. Bundan sürekli yakınıp durduk. Meğerse Batman’ın sahibi varmış da haberimiz yok! Gerçekten varmış… Yalan yok hilaf da!
Koca kenti kim sahipsiz bırakır? Yedirirler mi adama! Hakikaten bu memleketin sahiplerinin olduğuna şu kaç gündür üzülerek şahit oluyorum. Sahip derken siz de hemen müspet taraftan anlamayın canım! Sahipten kastım Batman’ın geliri, Batman’ın kazancı, Batman’ın kaymağıdır, kaymağı! Hani Türkiye’nin tüm kaymağına belirli bir kesim konuyor ya, işte Batman’ın kaymağına da yıllardan beri bir kesim konmuş, bırakmıyor.
Siyasetten, yerel medyadan, kodaman diyebileceğimiz işadamlarından birkaç kişi bir araya gelip ya da bir masa etrafında toplanıp kaymak konusunda fikir teatilerinde bulunuyorlar. Bunlar, bürokrasiyi de sivil toplumun belirli kesimini de etki altına alarak çok güzel bir şekilde strateji belirliyorlar.
Siyasetten bir yumurtlayacak, yerel medyadan da biri bu yumurtayı büyütüp büyütüp halkın nazarına sunacak, sivil toplumdan sözünü ettiğimiz kesim de kamuoyu oluşturacak, işadamı da destek verecek, iş böyle pişirilecek; kaymak da kendiliğinden akacak…
Bu insanlar Batman’a hizmet etmeye kalkışanları harcarlar, tepesine inerler, bir kaşık suda boğmaya çalışırlar… Bu onlar için o kadar basit ki, hizmet adamını hemen hırsız yaparak, koluna zil takıp meydana çıkarmayı becerebilmişlerdir. Hem de küpeli küpeli…
Bakın Batman’a bir hastane yapılacaktı, yıllarca sürüncemede kaldı. Kimseden tık çıkmadı. İki sene evvel Vali Dr. Recep Kızılcık’ın yoğun girişimleriyle Bölge’nin en lüks hastanesi açıldı. Taşlayan taşlayana… Böyle bir şey olamaz. Usulsüzlük mü, yolsuzluk mu, ne ararsan var! Neymiş Vali Dr. Recep Kızılcık ivedilik yazısı yazmış, neymiş yazamazmış, niye? Ancak deprem olması gerekirmiş, doğal afet yaşanması gerekirmiş.
Yahu adam Batman’a hastane kazandırıyor, biz taşlıyoruz; olacak gibi değil. Bunlar niye oldu biliyor musunuz? Durun ben söyleyeyim, düşünmeye zahmet etmeyin: RANT! Bini yedi biri baktı diye! Devir tersine döndü ya, biri yer bini bakar alt üst oldu ya; sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Yoksa kamu menfaati söz konusu olduğu için değil. Yoksa devlet çıkarı söz konusu olduğu için de değil.
Bakın Bölge Devlet Hastanesi’nde o kadar esnafın faturası çalındı, yırtıldı, imha edildi, çöpe atıldı. Kimse dile getirmedi. Niye? İşin başında adamları var! Yıpratmamaya özen gösterdiler. Aman ha, bunu yazmayalım. Bölge Hastanesi operasyonlarından gözaltına alınan N.K. isimli bir çalışanın ifadesinde verdiği; Dr. Siraç Akgül’den sonra gelen Başhekimin bazı ihale evraklarını çaldığı, hastane dışına çıkardığı ve şimdiki başhekim tarafından da konunun mahkemeye taşındığı olayından kimse söz etmiyor.
Anlayacağınız, oradan nemalanmayan bir kesim, nemalanmaya engel olan önceki yönetimi hırsız göstermek için üstün bir çaba harcamış. Bundan kimse söz etmiyor. Bunu kimse gündeme getirmiyor. Ama neymiş? Batman’a katkı sunan biri mi çıkmış, sen misin bu memlekete sahip çıkan deyip eşek sudan gelinceye kadar değil, birkaç kuruş haksız menfaat sağlayıncaya kadar, çamur at izi kalır misali karalamalar yapılmaya çalışılıyor.
Ayıp diyeceğim, bunlar ayıptan anlamaz; çünkü ayıpla geçiniyorlar. Rızıklarını ayıpla kazanıyorlar. Zehir zıkkım olacağını bilmiyorlar. Tutturmuşlar, İl Sağlık Müdürü 75 bin TL rüşvet almış. İşte efendim Siraç Akgül karakolda verdiği ifadesinde özellikle tutanaklara geçmesini istemiş. Diyelim gerçekten de Akgül bu lafı söylemiş, sormazlar mı bunu nerden uyduruyorsun, ispatın mı var diye…
İnsanları karalamak kolaydır. Hele hele alnı ak olan ve Batman için çabalayan insanları karalamak çok daha kolaydır. Çünkü onlar Batman için çok çalıştıklarından Batman’a çok şey kazandırmışlar. Çok şey kazandırdıklarından çok faaliyette bulunmuşlardır. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Baş’ın döneminde yapılan sağlık tesisisin haddi hesabı yoktur. O kadar tesisin yanında bir de o kadar donanım ve diğer teferruatlar… Kimsenin alnında “bu adam iyi niyetlidir, dürüsttür” yazılmıyor. Kimse de kahin değil. Usulüne uygun yapmaya çalışır gerisi kendiliğinden gelir.
Bakın bunu Gençlik Spor İl Müdürü Hamit Kanağı için de yaptılar. Her türlü lafı yapıştırdılar. Taki görevden alındı. Ama bu ülkede yine de bir hukuk sistemi var. Yargıya gitti hakkını söke söke aldı. Gerisi teferruattan ibaret. Boş, hikaye. Kim ne derse desin önemsiz. Haklılığınızı yargıya ispatladınız mı sizden daha kral kimse yoktur. Bakın Siraç Akgül ile ilgili yazılan onca şeye rağmen 2-3 defa gözaltına da alındı, görevden alındı, olmadı cezaevine gönderildi. Ama yanlış yapmadığını savundu ve şu an dışarıda. Yarın suçsuzluğunu tamamen ispatlayacaktır. O zaman suçlayanlar ne yapacaktır?
Bu suçlanan insanların yerinde olsam, ibreti alem için en kral avukatı tutar mahkeme mahkeme süründürürüm onları. Şahsen ben onların böyle çirkin bir işe bulaştıklarına, böyle bir şeye tenezzül ettiklerine ihtimal vermiyorum. Eğer onlar da gerçekten suçsuz olduklarına inanıyorlarsa hiç gecikmeden gereğini yapsınlar ve sonucunu da kamuoyu ile paylaşsınlar.
Çünkü ortada kaymaktan mahrum kalma var. O mahrumiyet olduğu sürece bu tür çirkinlikler devam edecektir. Bunlar halk yararına dediğimiz kamuoyu menfaatini hiçbir zaman gözetmezler. Batman’da olan onca olumsuzluklara rağmen, bazılarının rant etrafında kenetlenmeleri bunun en bariz göstergesidir. Çünkü bunlar gerçekten de halkçı değil rantçıdırlar…
Temiz bir Batman dileğiyle…
Yorum ekle
Henüz yorum yapılmamış
Bu yazarın diğer yazıları
-
6 Eylül 2010
Ahmet Türk “Evet” dedi mi demedi mi?
-
4 Eylül 2010
Amerikalıların ilginç raporu
-
3 Eylül 2010
Saadet Partisi’nde son durum!
-
30 Ağustos 2010
Neden evet diyeceğimizi bir kez daha hatırlatalım
-
28 Ağustos 2010
Sivil toplum kavramı ve toplum-devlet ilişkisi
-
27 Ağustos 2010
Batmanlıyım diyebiliyor musunuz?
-
26 Ağustos 2010
Cemaatleşmek Suç Mudur?
-
25 Ağustos 2010
PKK ne yapmalıdır?
-
24 Ağustos 2010
Referandum ak ile karayı birbirinden ayırıyor!
-
22 Ağustos 2010
Meyan suyuna dikkat
-
20 Ağustos 2010
Referandumda neden “evet” demeliyiz?
-
20 Ağustos 2010
İnal 3. Kez Seçilir mi?
-
16 Ağustos 2010
Türkiye yeniden demokratikleşme sürecine girdi
-
5 Ağustos 2010
Sözün bittiği yer burası mı?
-
30 Temmuz 2010
Bunlar Halkçı Değil Rantçı
-
17 Temmuz 2010
Sektörde öncü olmak budur!
-
15 Temmuz 2010
Batman Allah’a emanet!
-
12 Temmuz 2010
Ülkücüler MHP’ye rağmen Referanduma evet diyecek ya bizde?
-
5 Temmuz 2010
Şer güçler ittifakını kurdu, ya sen?
-
28 Haziran 2010
Olayların arkasındaki sır perdesi
-
25 Haziran 2010
Keşke daha erken davranabilseydik
-
25 Haziran 2010
Atılan bir taş bile hayatı huzursuz kılarken…
-
23 Haziran 2010
Türkiye’ye ayar veriliyor
-
21 Haziran 2010
Bu işteki bit yeniğini tahmin edebiliyorum
-
14 Haziran 2010
Bu bir spor yorumu değil, kaynakların etkin kullanımıyla ilgilidir
-
11 Haziran 2010
Türkiye’deki bulanık hava dağılıyor
-
9 Haziran 2010
Adalet ve hakkaniyet ölçüsüne riayet etmeyenler zulme başvururlar
-
8 Haziran 2010
Bu neyin intikamıydı?
-
7 Haziran 2010
Bu kavga Türk Kürt kavgası değil artık!
-
5 Haziran 2010
İç ve dış tehditler!
-
2 Haziran 2010
Bedeli ağır olur, olmalı!
-
31 Mayıs 2010
Ümmetin uyanışına vesile olur inşallah!
-
30 Mayıs 2010
Egemenliğimizin temellerini sorgulamak lazım
-
27 Mayıs 2010
Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba!
-
7 Mayıs 2010
Temiz bir Türkiye için!
-
5 Mayıs 2010
Kirli siyaset üzerine!
-
2 Mayıs 2010
Değişimden kimler zarar görüyor?
-
26 Nisan 2010
Özünden koparılan imansız gençlik!
-
23 Nisan 2010
Yapılanlar, yazılanlar, çizilenler hep güzelleşmek için mi?
-
21 Nisan 2010
Aklın yolu birdir
-
19 Nisan 2010
Bünye Kaldırmıyor Artık
-
16 Nisan 2010
Batman’da siyasi hareketlilik
-
15 Nisan 2010
Amaç buydu zaten, oyuna gelmeyin, lütfen sağduyu!
-
13 Nisan 2010
Kozluk modelini Batman’da da hayata geçirelim!
-
9 Nisan 2010
Yalanlardan beslenenlere…
-
8 Nisan 2010
İyi ve güzel işler yapanlara destek olalım
-
4 Nisan 2010
Ben toplumsal konuları ele almaktan yanayım
-
31 Mart 2010
Yeni Anayasa!
-
31 Mart 2010
Hep iyimser olmuştum, halen de öyleyim…
-
27 Mart 2010
Değerlerimize Sahip Çıkalım
-
25 Mart 2010
Zaman kaybetmeyin, paketi halka getirin!
-
23 Mart 2010
Horoz Döneri İstedim, Tavuk Döneri Olarak Anladılar