Sason Mapushanesi ve Halil'in Destanı
Onur Akın’ın seslendirdiği bir şarkı beni tam 22 yıl önce ki Sason’a götürdü. 22 yıl önce 10 yataklı Sason mapushanesinde bazı tutukluların sorunlarını dinlemeye gitmiştim. O yıllarda cezaevlerinde çok rahat görüşmeler yapılıyordu. Tutuklular sorunlarını uzun uzadıya bizlerle paylaşıyorlardı. Cezaevinin tek muhatap Savcısı bir izin kağıdıyla tutuklularla görüşmemizi sağlayabiliyorlardı;
*Şimdilerde ise izin Adalet Bakanlığına bırakılmış. O yıllarda Sason, henüz Batman’a bağlanmamıştı. Siirt’e bağlı ilçenin 1990’lı yıllarda Batman’a bağlanması ile Sason sorunlarına da şehir olarak artık ortak olmuştuk.
İSYAN-MAPUSHANE!
Bir tarafta Sason isyanı bir tarafta tütün ve bir tarafta da Sason mapushanesi…
O sorunları gazetemizin sütunlarına taşırken, belki de Türkiye’nin en sorunlu ilçelerinden Sason’un fotoğrafını çekiyorduk.
Sason’da aşiretçilik de yaygındı. Yüzü aşkın aşiretten yarısı günümüzde tarih oldu, yer yer bunların bir kısmına rastlasak da eskisi pek etkin değiller. Mereto dağı ve tütün ekiciliğiyle hep var olmaya çalıştı, bir de 10 yataklı mapushanesiyle Sason ilçemiz.
İLK BAL, ŞENLİKLE BAŞLIYOR
Sason Kaymakamlığı ve Belediyesi önümüzdeki ayın son haftasında sezonun ilk balı için festival düzenleyecek. Sason’da uyumlu yöneticiler bulunuyor. Sason Kaymakamı Yusuf İzzet Kahraman ve Belediye Başkanı Muzaffer Arslan el ele vermiş, ilçenin tanıtımını dilleri döndükçe yapmaya çalışıyorlar. Bu Cumartesi 2 bin 973 metre yükseklikte Mereto dağına tırmanış gerçekleştirilecek. Yapılacak zirve turuna ilçe yöneticileri, STK temsilcileri ve dağcılar tırmanacak.
Herkes Mereto’nun zirvesindeki kiliseyi merak eder durur. Yıllara meydan okuyan kilisenin bir çatısı kalmış.
Ermeniler, Temmuz’un son haftasında geleneklerine göre dini ritüellerini gerçekleştirecekler. Müslümanlar da Mereto dağının zirvesindeki erimeyen karla yaz sıcağında buluşmaya çalışacaklar.
Dağ turizmi için mükemmel bir coğrafya olan Mereto’yu tarif etmek için zirveye tırmanmak gerekiyor. Doğa ve dağ sporu sevenlere Mereto bulunmaz bir kaf.
MERETO KADAR SASON’UN BALI DA MEŞHURDUR
Mereto dağı kadar Sason bal ve ceviziyle de meşhurdur. Yaklaşık bir ay sonra yapılacak etkinlik için şimdiden Kaymakam Kahraman ve Belediye Başkanı Arslan, gerekli hazırlıkları tamamlamış gibi. Bu kez sadece Sason’un ünlü balı ve cevizi kamuoyuna duyurulmayacak bir de açık hava konseri yapılacak. Sason Kaymakamı ve Belediye Başkanı düşünüp taşınmış, Sason’un o ünlü mapushanesini seslendiren Sanatçı Onur Akın’ı davet etmiş. Onur Akın yıllar öncesi tutuklularla röportaj yaptığım 10 yataklı mapushaneyi o kadar güzel anlatmış ki, tek kelimeyle o sözlerin tümü gerçeği yansıtıyor. Şimdilerde o mapushanenin önünde yeller esiyor. Geçmiş iktidarlar ilçelerdeki cezaevlerini kapatınca Sason’un o kalın taş duvarlı, önünde kırmızı dut ağaçlı 10 yataklı cezaevi binası yok artık. Sason’da ne mapushane kaldı ne de sanatçı Akın’ın dediği gibi bir sarı tutam tütün. Türkiye’nin en kaliteli tütünün yetiştiği Sason’da, şimdilerde eskilere nostalji var. Eski Belediye başkanı merhum Salih Arslan’la, 90 yılların başında Sason isyanıyla ilgili yaptığım o röportajlar şimdilerde gazetemizin arşivinde bir hatıra kaldı.
GEÇMİŞİ YENİ KUŞAĞA ANIMSATAN YÖNETİCİLERİMİZ VAR
Şimdilerde geçmişi yeni kuşağa anımsatan bazı yöneticilerin, böyle anlamlı etkinlikleri de önemsemeliyiz. Bugünkü yazımı Onur Akın’ın seslendirdiği “ Sason Mapushanesi ve Halil’in Destanı” şarkı sözüyle o yılların Sason’unu anlatan nostaljiyle sonlandırıyorum.
SASON MAPUSHANESİ ve HALİL’İN DESTANI
Kaçamadı diyorlar
Buradan bir tek adam
Kapısı demirden külçe
Yüksek kalın taş duvarlı
Ve üstelik penceresiz
Halil içerde böyle çaresiz
Sason mahpushanesi
Önünde bir kırmızı dut
Sırtında şat deresi
Çocuk eğilmiş dut toplar
Sanki Halil'in düşlerini
Sıkıştırır çocuk yüreğine
Gerçek ve yalan aynı gecenin
İkiz çocuklarıdır benim ülkemde
Şeyh ikbal'in kısrağına
Binip kamçı vurdu halil
Nal seslerinde koptu fırtınalar
İlk defa göründüler
Kutsal melato dağı'nda
Çıyanlar, yılanlar
Ay tutuldu mavzerleri sıktılar
Kaldırıp bir başlarını baktılar
Terk etmişti yerlerini yıldızlar
Şat deresi'nde pusuya çekildi sular
Halil'i vurdular! halil'i vurdular
Buralarda insanlar
Ölmediler hiçbir zaman
Hiçbir zaman ölmediler kaderleriyle
Sason mahpusanesi'nde
Halil'in adı kaldı
Bir tutam sarı tütün
Ve bir hüzün içimi
Dağıldı taş avluya
Lanetli kehribar taneleri