Çocukluğumun ilk yılları hep yasakların gölgesinde geçti. Hatırladığım, yasaklarla dolu bir toplumun sürekli şikayet etmesiydi.
Birilerin cezaevinde olduğu söylenirdi, sebebini hiç bilmezdik. Fakirliğin had safhada olduğu o yıllarda jandarma en büyük korkumuzdu. “Jandarma geldi, yatın hele…” cümlesi kalp ritmimin artmasına neden olurdu. Susardık, o suskunluk içinde olanlara da bir anlam vermeye çalışırdık.
Büyüdük. Çocukluğumuzun en güzel yıllarını alan 12 Eylül, ileriki yaşamımızda hep kara bir leke olarak kalacaktı. Sonradan okuyup, izleyip edindiğimiz bilgiler ışığında anladıkki çok dramlar yaşanmış 12 Eylülde. Vizontele filminde geçen “Hepsi de çok iyi çocuklardı.” cümlesi bana çok dokunur. Tekrar tekrar izlediğim o film , o günlerin küçük bir yansıması sadece.
12 Eylül bizlere çok acı çektirdi. Korkak bir nesil olmamıza neden olan o kara zamandır. Halen korkarız. Halen yasakların nefesini soluyoruz. Yetmişli yıllarda doğmuş en verimli olabileceği yılları seksenli yıllarda yaşamış bir yönüyle seksen nesli denebilecek bizim nesil en korkak nesildir bence . Sebebi de kara 12 Eylüldür.
Eylül hüznün, acının, zulmün, vahşetin adı oldu hep bende. O yüzden okulların bile Eylülde açılmasına hep karşı çıkmışım.
Ve yeni bir Eylül yaşanacak önümüzdeki günlerde. Ramazan Bayramı’nın üçüncü günü yine bir 12 Eylül yaşanacak. Bu “Evet” ve “Hayır” savaşı benim için. Referandumda anayasanın değiştirilen maddeleri oylanacak. Maddelerin hiçbirini okumadım. Değişiklere bakmadım. Değişen maddeleri üstün körü bilirim. Neyin değişeceğine de pek vakıf değilim. Fakat tüm benliğimle “Evet” diyeceğim.
Neden mi?
En kötü sivil anayasanın askeri anayasadan iyi olacağından dolayı “Evet” diyeceğim.
Yeni anayasanın sivil anayasa olacağından dolayı “Evet” diyeceğim.
Beni cesaretlendireceği için “Evet” diyeceğim.
İdam edilen tüm masum insanlar için “Evet” diyeceğim.
İşkenceye maruz kalmış tüm gençlik için “Evet” diyeceğim.
Askerin kışlasına çekilmesi için “Evet” diyeceğim.
Ben bu konuya siyasi açıdan bakmam, bakamam da. Kim hangi açıdan bakıyorsa baksın, beni ilgilendirmez.
Referandumdan sonra ne olur?
Bence, Kılıçdaroğlu gidecek. Deniz Baykal yerinde duracak değil herhalde. Sarıgül bayram eder.
MHP oturup biraz düşünecek. Devlet Bahçeli daha temkinli olacak.
PKK’nın karakol saldırıları duracak.
BDP, referandumu boykot edecekmiş. Bu “Evet” oranını kesinlikle artıracak ve BDP’ye ileriki zamanda çok pahalıya patlayacak. Bu millet doğruyu da yanlışı da çok iyi biliyor. O yüzden BDP bu kararını derhal gözden geçirmeli.
Evet “Evet” diyeceğim. Korku ile yaşadığım tüm günlerimin bedeli için bin defa “EVET” diyeceğim.
Varsın kim ne derse dersin.