1.50
1.93
60,884
Ekrem DİREKÇİ

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .{{ AKL-I SELİM }}

Ekrem DİREKÇİ


21 Haziran 2010
font boyutu küçülsün büyüsün

Ümmet Olabilmek


Yüz yıllardır müslümanlar yeryüzünde cemiyet, cemaat, tarikat, dernek, örgüt ve parti oldular.

Hatta dönem dönem muktedir olmasalar bile iktidar da oldular. Yoklukla olduğu gibi varlıkla da imtihan oldular.

Yoksulukta umutsuzluktan, servetle de şımarıklıktan test edildiler. Bu dönem Müslümanları kendilerine bir üçgen hayat kurdular. Bu; iş, ev ve bağlı bulundukları oluşumları idi, bu üçgen hayatla dünyalarını ve ahiretlerini kurtarılmış sandılar. Sokaktan ilgisizdiler ve bihaberdiler.

Evet; en büyük hastalık olan grupçuluk, cemiyet ve cemaat içinde bile kabilecilikten kurtulamadılar. Ve en önemlisi her şey oldular ama üzülerek belirteyim ki ümmet olamadılar.

Müslümanlar ümmet bilinç ve sorumluluğunda olabilselerdi; Kudüs işgal edilemezdi, Gazze de katliam yapılamazdı, Mavi Marmara gemisinde vahşet uygulanamazdı, Irak’ta faşist Saddam iktidara gelemezdi, hasbel kader iktidara gelse bile Halepçe katliamını gerçekleştiremezdi, en küçük insan hakları ihlalinin hesabını ümmet sorardı.

Saddam demişken bu arada onunla ilgili bir anekdotumu da aktarayım;

Birinci Körfez savaşıydı; ABD ve müttefikleri Bağdat’ı havadan bombalıyorlardı, bu arada İmamı Azam Ebu Hanife’nin türbesi de bu bombalardan nasibini alıyordu. Bu da kamuoyunda büyük tepkiye hatta infale neden oluyordu. İlk Cuma Batman’da bir imam duygulu ,heyecanlı bir hutbe irad ederek cemaati ağlatıyordu. Ben bu durumu öğrenince akşam imamı aradım ve şu cümleyi kullandım; ”Amerika’ya olan kinimiz bizi Saddamcı, Saddam’a olan kinimiz bizi Amerikancı kılmasın. Müslüman hiçbir zaman bir zalime karşı diğer bir zalimden yana olamaz.”

Evet; müslümanlar ümmet olabilselerdi Diyarbakır cezaevinde insanlık dışı işkenceler yaşanmazdı. Mardin’in bir köyünde, bir muhtara insan dışkısı yedirilmezdi, yedirilemezdi, hesabınıda AB  insan hakları mahkemesine  bırakmazdı. Müslümanlar ümmet olabilselerdi yeryüzüne barış gelirdi, yeryüzünde zulüm olamazdı. Ümmet yalnız ve yalnız mazlumların, mustaazafların haklarını korur. İster Müslüman olsun ister olmasın hiç fark etmez, hatta zalimler Müslüman olsa bile zalime karşı şuur ve bilinciyle hareket ederler.

Evet; ümmet olmak Müslümanların bir vücut olmasıdır, vücudun her hangi bir azasının acısını bütün vücudun hissetmesi gibi, yeryüzünün neresinde olursa olsun mazlumların acısını hissetmesidir.

Evet; ümmet olmak “ coğarafyası, kavmi, rengi, mezhebi, cemaati ne olursa olsun bir birinin acısını hissetmesi, acısını paylaşması olayıdır. 'Bir ve birlik' olma ve aynı heyecanı paylaşmaktır. Burada önemli olan görev ve sorumluluk bilinciyle hareket edebilmektir. Bu sorumluluk bilincinde olan az da olsa ümmet olmuş müslümanlar vardır. Bunlar dün Hama'ya ağlayanlar, Halepçe’ye ve Saray Bosna’ya koşanlardır. Onlar her defasında Filistin’in acısını yüreğinde duyup bunu paylaşma yollarını arayanlardır. Filistin halkını vicdanı olmayan siyonist İsrail rejimine terk etmeyenlerdir.

Dün olduğu gibi bugün de insanlığa iyiliği emir, kötülüğü de men eden bir topluluk vardır.

Evet; Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde, daha dün İngiltere’de katil İsraili kınayan mitinglere tanıklık ediyoruz. Üç yıldır kuşatma ve ambargo altında yaşamaya çalışan, zulme direnen Gazze halkına insani yardım yapmaya çalışan insanların eylemini destekliyor ve bu uğurda şehit ve gazi olan bu yiğit insanları saygıyla anıyorum.

Hülasa; Selahaddin Eyyubi Kudüs’e son haçlı seferini de püskürtünce Kudüs önlerine kadar gelmiş, savaşacak gücü kalmamış İngiltere de karışınca geri dönmek zorunda kalan İngiltere  kralı aslan yürekli Richard şu sözleri söylemiştir ;

“ Selahaddin Eyyubi sağ oldukça , Müslümanlar bir ve beraber oldukça Kudüs’ü Müslümanlardan alamayız “ .

.. Ve geri dönmüştür.

Vesselam...















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (5)
  • Ruhi Bal / 24 Ağustos 2010 15:25

    Lanetli saddam

    Allah'ın laneti meleklerin laneti ve bütün lanetleyicilerin laneti xunxar saddam ve destekleyicilerine olsun.Bu lanetli kafirin içeceği kan idi.Irak ta bunun eliyle gözyaşının girmediği e yok idi,azgın bir köpek gibi İran a saldırdı 1 milyona yakın insan katletti,kuzeyde mazlum Kürt halkını soykırıma uğrattı,Halepçe vahşeti bu lanetlinin eseri idi,Güneyde 100 binlerce Şia katletti.Amerika orduna teslim oldu savaşmadı sonu bir bayram sabahı cehenneme gitmek oldu.şaron bu lanetli katil kadar cürüm işlemedi.Zulmedenlere meyl etmeyin ateş size dokunur ilahi fermanına muhatabız.Adalet çok önemli.Allahın laneti zalimler ve destekleyicileri üzerine olsun.Elhamdulillahirabil alemin.
  • hakan pınar / 26 Haziran 2010 09:51

    tebrikler

    yakın arkadaşım ekrem çanakkaleden bu yana zekandan hiçbişey değişmemiş. düşüncelerin hala aynı bundan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum.çanakkaleye yine bekleriz ama bu sefer yengem ve çocuklarla gel

  • Ahmet REZAN / 23 Haziran 2010 19:54

    her zaman düşündüren ve sorguluyan

    gercekten bizi biz eden değerlere dünüp sımsıkı sarılmamız gerekliliği ve bilinçi ile selamlar.yazılarınızı ilgi ile bekliyoruz
  • şükrü sünger / 22 Haziran 2010 15:16

    efendinin ümetti

    Sayın ve çok sevdiğim ustad düşünür.Peygamber efendimize müsülman lık hasıl olduktan sonra onun ümettiyle varız.Alahın izniyle var olacağız. Sizin sitem ettiğiniz duygularınızı kesinlikle anlıyorum. İnsanlar beşerdir.Dolaysıyla ilaki hatalar yapmışlar ve yapacaklardır.arabistan karalını hata yapanların arasına katmamışsın bence unutmuşsundur.Ricard ın dediği gibi salahaddin eyubi gibi islam alimi islam düşünürü .yiğitleri daima insanların efendisi peygamberimizin ümettinin içinde olmuş ve olacaklardır.bu mubarek ümet hiç bir zaman birbirinde kopmayacak Allah ım bizi ve tüm müsülmanları daima o ümetten uzaklaştırmasın.Allahın selamları ümetimizin üzerinde eksik olmasın .veselam.
  • VEYSİ DEMİR / 21 Haziran 2010 15:56

    Yine gönül telimizi titreten bizleri uzun uzundüşünüp iç muhasebemizi yapıp o şekilde hareket etmemizi sağlayan enfes bir yazı yazmışsınız.Yazılarınıza fazla ara vermeden bir sonraki yazınızı merakla bekliyoruz.Teşekkürler...




Bu yazarın diğer yazıları