1.50
1.93
60,884
Şefik SEVİM

DÜŞÜNCE UFKU

Şefik SEVİM


1 Haziran 2010
font boyutu küçülsün büyüsün

Mavi Marmara


      Vurulduğumuz son Mavi Marmara gemisiyle ümmet olarak kendi gerçeklerimizle bir kez daha yüzleştik.

      Otuz iki ülkeden ortak vicdana ve ortak fıtrata kulak veren değişik din, ırk ve coğrafyalardan yaklaşık yedi yüz kahraman, insaniyet sınavında kalmış bir gücü muhatap alma pahasına Gazze’ye insani yardım götürme projeleri, insanlık sicilini arındıracak kadar onurlu bir girişimdir.

      Kirlenmiş  çağımızda bir eylem, ancak bu kadar saf, katıksız ve muazzez olabilir. Ulusal sınırları aşan kavmi, dini ve siyasal dünya görüşlerinin kategorik sınırlarını zorlayan vicdani bir ruhla Akdeniz sularına açılmak Nuh’un gemisi kadar heyecan verici…

      Gemide Nuh’un mesajını müdrik seçkin bir kadronun olması, bu girişimin makuliyet ve meşruiyetini, samimiyet ve ciddiyetini ifade edici yeterli bir delildir.

      Bir eylem ancak bu kadar masum olabilir…  Yükü ilaç  olan çocuk oyuncakları olan eğitim malzemeleri olan gemiler “Nuh’un gemileri” olma kimliğini hak edecek niteliklerdir.

      Bizim merhametimiz, insaniyetimiz, adaletimiz Siyonist çete terör devletini, destekçileri emperyalist güçleri, işbirlikçi Arap rejimlerini yarınlarda bu eylemi Dünya çocuklarına ifade edebilmede  acziyet içerisine düşürecektir.

      Kutsalları  merkeze alan bir dünya görüşü, kuşkusuz Salih amelleri bereketlendirecek bir çaba içerisinde olmalıdır.Salih amellerimizi Rabbimizin katında bize şefaate dönüştürebilecek ve toplumsal şahitliğimizde hayat algımıza anlam katacak bir pratikle sonuçlandırdığımızda, tarihin her döneminde olduğu gibi bunun bir bedeli olduğunu da unutmamalıyız. Tarihe anlam katan, temiz fıtratlara ruh veren, hep onurlu çabalar olmuştur. İnsana emanet olarak verilen sınırlı ömrü nefsaniyetimizin zebunu olma pahasında hırslarımıza, tutkularımıza, aldanışlarımıza zemin hazırlayıcı bir girdaba dönüştürmüyor muyuz? Kutsal metinlerde okuduğumuz derin hikmetli söylemleri dış dünyamızda temsiliyet sınavını ne kadar verebiliyoruz? Ehlileşen, yılgınlaşan/yılgınlaştırılan ümmetin cesur evlatları darmadağın olmuş, sömürge haline dönüştürülmüş yer altı ve yer üstü varlıkları çağdaş Ebrehe orduları tarafından talan edilmiş ümmetin yetim çocuklarına en ağır bedelleri ödeme pahasına Akdeniz kadar geniş yürekleriyle bir destan yazdılar bu coğrafyaya…

      Kimi yeni evli, kimi torun sahibi, kimi ak saçlı, kimi evlilik hayalinde olan, kimi bir yaşında bir bebek, kimi Hrıstiyan, kimi Müslüman, kimi anne, kimi iş adamı… Nuh’un gemisine layık yolcular…

      Siyonist çete devleti ve işbirlikçileri olan emperyalist güçleri bugün tanımıyoruz…

      Dün Cezayir’de, Somali’de, Bosna Hersek’te,Vietnam’da, bugün Afganistan’da, Irak’ta milyonlarca insanımızı yetim bırakmalarıyla tanıyoruz…  Kirletilen ırzlarla tanıyoruz… İfsad edilen ekinler ve nesillerle tanıyoruz…

      Türkiye bu gündemde sınavını iyi verdiğine inanıyorum. İslam dünyasının hiçbir yerinde Türkiye’de oluşan duyarlılık boyutunda bir refleksi göremiyoruz.

      Mavi Marmara olayı Türkiye’deki sosyal ve siyasal analizler açısından bizi önemli tespitlerle yüzleştirmiştir. Özgürlükçü, insan hak ve özgürlüklerine sahip çıkmayı, insan onurunu önemseme, zulme karşı çıkma gibi temel hassasiyetleri referans alan çevreler özellikle bölgemizde yakıcı zulme karşı çıkmayı her fırsatta ön planda tutan BDP ve çevrelerinin bu konudaki sessizlikleri düşündürücü… Batman Diyarbakır Caddesindeki kaldırımlarda insanlık onuru için yürüyen insanlara aval aval bakma cehaletini sergileyen insanları Allah’a havale etmeli…

      Bölgemizde bunca güçlü tarikatların bu duyarlılıklara katılmamaları ve kimi İslami çevrelerin anlaşılmaz tatlı su İslamcılıkları ne zamana kadar sığınılan üstadların, hoca efendilerin, kimi cemaat önderlerinin veya ağabeylerinin iradelerinde tıkanma ataletiyle devam edecektir?

     Vesselam…















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (12)
  • Özcan GÜLTEKİN / 16 Haziran 2010 10:11

    SON PARAGRAF TAKINTISI...

    SON PARAGRAFA ELEŞTİREL YAKLAŞANLAR RESULULLAHIN HILFUL FUDUL İÇİN SARFETTİĞİ " ŞU AN OLSAYDI YİNE KATILIRDIM" SÖZLERİNİ HATIRLATIRIM... TAVIR ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN? ZULME DEĞİLSE NEYE? KÜFRE, SİYONİZME DEĞİLSE KİME? CELADET ZALİME DEĞİLSE KİME? VAHYIN DİLİYLE; "Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?" NİSA 75 --
    HASILI KELAM VESSELAM...
  • Özcan GÜLTEKİN / 15 Haziran 2010 18:20

    HERŞEY ASLINA RÜCU EDERMİŞ... GÖNÜL DENİZ, DİL KIYISI... GÖNÜLDE NE VARSA DİL DIŞA VURUR... DAR VE ZOR ZAMANLARIN ŞUUR ALTI YANSIMASIDIR ŞAHİT OLDUKLARIMIZ... YİNE SANA YAKIŞANI DÖKTÜRMÜŞSÜN GÜZEL İNSAN... ALLAH YAR VE YARDIMCIN OLSUN...
  • merve / 15 Haziran 2010 14:42

    Hocam sonuna kadar haklı

    yazarı tanıyanlar onun ne kadar iyi bir insan olduğunu da bileceklerdir. son paragrafta da kesinlikle kendisini haklı buluyorum. insanlar kendileri gibi insan olanları putlaştırıp onlara köle oluyorlar. biz dile getiremiyoruz düşüncelerimizi ama çok şükür bizim yerimize sesimizi duyuran böyle değerli insanlar var...
  • melek / 12 Haziran 2010 14:13

    HEPİMİZ SUÇLUYUZ

    yorum ekleyen efe abinin ağzına yüreğine sağlık.ülkemizdeki bir gerçeği ortaya koymuş bu gerçek hepimizin bilipte görmezden geldiği bir gerçek israili büyüten ona mühimmat sağlayan ,vergilerimizle cephanelikler hazırlayanlar bizleriz hepimiz suçluyuz israille ilişkilerimizi sürdüğümüz için ona vergi ödemeyi kendimize görev bildiğimiz için gazzeye yaptıklarına aslında bizim büyük katkı sağladığımızı bilmediğimiz için işkenceler karşısında susup izlemekle yetindiğimiz için suçluyuz birlik ve beraberliği sağlayamadık kardeşlği unuttuk suçluyuz çünkü ülkemizde yaşananlar karşında konuşamadık ülkemizdeki vahşetlere göz yumduk dierencimizi kaybettik şimdi israilin yaptıklarına tepkisiz kaldık kalıyoruz ... saygıdeğer hocamında dediği gibi nuhun gemisine layık insanlarımız onlar cennet yolcuları inşaallah rahmetlilere ALLAH'tan af ve mağfiret kalanlara sabır dilerim
  • mirza sadık / 8 Haziran 2010 16:33

    allah razı olsun...

    sayın hocam değerli yorumcu arkadaşlar özellikle orhan uslu kardeşe..
    gelin amin diyelim..
    kim ki allah için bir şeyler yapıyorsa allah razı olsun..
    kim ki islamı dert edip islamı kurtarmaya değilde islamla kurtulmaya çalışıyorsa allah razı olsun...
    kimki zalime destek oluyorsa allah kahretsin..
    kimki müslüman kardeşine destek oluyorsa allah razı olsun...
    değerli orhan uslu abemiz,yemin ederizki,hocaefendinin talebeleri yada herhangi bir cemaattan kardeşimizin bir tırnağını bütün kafi,r ve münafıklara değişmeyiz..
    ama sevgili abecim..yani baksanıza can veriliyor can..bu azmıdır..saf ve berrak bir başsağlığı daha iyi değilmiydi..ben kafası az çalışan bir insan olarak bazı sözlerimin birileri tarafından çekileceğini,hatta burda yazdığım bir yorumun bile birilerini kıracağını ve o birilerininde inançlı insanlar olduğunu biliyorsam..allah aşkına alim insanların bunu bilmemesi ve ona göre konuşması mümkünmü..eviniz yanmış,çoluk çocuğunuz içinde,ama yanı başınızda biri gelip sen kaçak elektirik kullanmış ve elektirk kontağından evin yanmış,çocukların yanmış dese..
    ne ayparsın..git başımdan kardeşim bu denecek sözmü demezmisin..yada allah aşkına velevki bir kişinin çocuğu intihar etmiş..hani biliyoruz ya intihar eden cehenneme gider(tabi islam fıkhına göre bazı durumlar hariç.o konuya girmeyelim)..siz taziyeye gidip sabır dileyeceğinize,adamın evine gitmeden dışardan onun çocuğu cehemnneme gitti,ama yinede sabır diliyorum dermisiniz..
  • Efe ÇETİN / 5 Haziran 2010 19:02

    Dolu diye bakılan bardağın boş yanı

    Sevgili Hocam yasınızı objektif bir o kadarda dikkatli bir şekilde okudum.Yasınızın bir kısmına katılmakla birlikte bir kısmını da taslak ideoloji(dogma)bulduğum için katılmamaktayım
    ‘‘Türkiye bu gündemde sınavını iyi verdiğine inanıyorum’’ diyorsunuz.Amma ben öyle düşünmüyorum Türkiye bütün diplomatik ilişkilerini askıya almazı lazım değimliydi?Amma diplomatik ilişkilerini kesmedi şaşıyorum nasıl oluyor da Türkiye sınavını iyi verdi diyorsunuz.Sevgili Hocam iş One Minute demekle olmuyor biliyorsunuz teori üretmek çok kolay önemli olan bu teoriyi pratiğe yansıtmak değil mi?Peki hükümet teoriyi pratiğe yansıtabiliyor mu?Yada bizler İsrail mallarına boykot deyip pratikleştiriyor muyuz?Şayet şuan Gaze İsrail’in egemenliği altında ve hünkarca katlediliyorsa Türkiye’nin de büyük bir katkısı vardır.Malum hükümet silahların büyük bir kısmını İsrail’den alıyor bir o kadarda İsrail pilotlarını Türkiye’de eğitiyor kısacası verdiğimiz vergiler bize elektirik,su,yol,eğitim vs.vs. gelmiyor.İsrail’in yapmış olduğu silahlar geliyor yani bir nevi İsrail’e kendi vergilerimizle yaptırım yapıyoruz.Dünyada en iyi sınavını veren ülke sosyalist ülke olan Küba’dır.Küba diplomatik ilişkilerini ta 1973’den beri kesmiş ve İsrail devletini tanımıyor ve bağımsız Filistin ve onun başkenti olan Kudüs’ü savunuyor.Soruyorum size hangi ülke bunu yapmıştır?
    ‘‘Zulme karşı çıkma gibi temel hassasiyetleri referans alan çevreler özellikle bölgemizde yakıcı zulme karşı çıkmayı her fırsatta ön planda tutan BDP ve çevrelerinin bu konudaki sessizlikleri düşündürücü’’diyorsunuz.Amma BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak Mavi Marmara Vakasını şiddet ve nefretle kınadığını belirtti.Bunu nasıl görmezlikten geliyorsunuz?Yukarda belirtiğim gibi hükümet'ın İsrail'den satın aldığı silahlarla yaptığı operasyonlar dur demek için insanlar bir araya toplandılar ve protesto ettiler güvenlik güçleri oradaki halkın seçmiş olduğu iradeyi tanımayarak şiddet kullandılar sonuçta Sevahir Bayındır’ın kemiği kırıldı.Şırnak’ta ise 10 yaşındaki bir çocuk Akrep’in altına kalarak can verdi.Nedense hükümet güvenlik güçlerine one minute demedi.Sadece şunu anlamıyorum bu coğrafyada havan topuyla parçalanan çocukları,kameranın önünde elleri kırılan çocukları,akreplerin altında can veren çocukları,yaşlarından çok hapis cezası verilmiş çocukları görmezlikten gelen insanlar nasıl olurda Gaze’yi kurtaracaklarını sanıyorlar?
  • Mehmet KALPAKLI / 2 Haziran 2010 15:17

    BU YAZI KİMİN İÇİN?

    Sayın hocam çok coşkulu bir yazı kalem almışsınız.Yalnız coşku hali biraz mantığın önüne geçmiş. Bunu sizin samimiyetinize veriyorum. Yoksa hiç bir müslüman diğer kardeşlerim niye benim gibi düşünmüyorlar diye kınanamaz,özellikle cemaat ve üstadlar diyerek belli bir gurubu itham emenizin yanlış olduğunu düşünüyorum. Yazılarımızla neleryapmak istediğiizi ve bir gün hesaba çekileceğimizi unutmayalım.
  • Yusuf / 2 Haziran 2010 12:58

    Sitem edenlere bir soru

    Yüzyüze konuşulacak bir konuda açıkçası sanal ortamda tartışmayı pek istemem ama...sitem eden kardeşlerin hizmet eden insanlara eleştiri yapılmaması yönündeki (bence tartışmalı olan) taleplerini okuyunca düşünemeden edemedim.
    Sokaklara dökülerek Rabbimizin ayetlerine getirilen yasakları imani bir tepkiyle protesto eden müslüman kitleleri provakatörlükle itham edip kendilerinin bunlardan beri olduğunu muhabbet fedaileri olduklarını,'anarşi'den yana olmadıklarını ifade eden hocaefendinin yaptığı da sizin sitem ettiğiniz alana girmiyor mu merak ettim doğrusu.örnekler çoğaltılabilir.. ortada bir çifte standart olduğu lütfen görülsün.birileri 'radikal islami kitleleri' eleştirince isabet olsun ama aynı kitleler karşı tarafın bazı konulardaki gayri islami gayri insani tavırları eleştirince bu yanlış olsun...insaf lütfen.bu konunun tartışma yeri olmadığı gerçeğinden dolayı tartışmayı devam ettirmeyeceğim.ama.editörle bağlantı kurarak yüzyüze görüşüp konuşabiliriz ..adalet ve hikmet müslümanlaın yitiği şu zamanda..selametle..
  • Caner METE / 1 Haziran 2010 22:12

    Geçmiş Olsun

    Değerli hocam, sizi her zaman takdir ettim, ki halen de takdir ediyorum. ağabeyinizin yaptıkları ne benim ne sizin laflarıyla değeri artacak bir davranıştır. O davranışın değrini en iyi bilen ve oana göre karşılık veren de Allah'tır. Kendi köşemde de bunları yazabilirdıim, fakat hislerinizi paylaştığım ve duygularınıza katıldığım için samimi duygularımı aktarma gereği duydum. Allah rızası için atılan bir adımın değeri, ölçüsü anacak Allah tarafından bilinir. Hisli ve duygulu yazınızı sonuna kadar içtenlikle okudum. dini konulardaki bilgileriniz tartışılmaz, fakat keşke seveni olan dini şahsiyetlere ve alimlere açık veya gizli dukunmasaydınız. Ben hissiyatınıza veriyorum. başta dediğim gibi Allah için atılan bir adımın değerini biz ölçemeyiz, bırakalım onu Allah ölçsün. Ben her müslümanın yaptığı en ufak işten hiç bir zaman samimiyetinden şüphe etmedim ve her zaman müslümanın yaptıklarını kendi yaptıklarımdan daha samimi buldum. kimin islam için millet için ne yaptığını ancak Allah bilir. her zaman şu duayı etmişimdir "Allah'ım beni islam için bir dakikasını bile harcamış birisi için kötü konuşturtma."
    değerli hocam, ağabeyinizin gayreti, çalışması karşısında unurlanmamak elden değil. Fakat Üstadı, Hocaefendi'yi ya da farklı kulvarlada hizmet eden insanları böyle birden dışlamanız, küçümsemeniz, basite almanız bir mümine yakışmamıştır. Emin olun o yolculardan Üstad'ı, Hocaefendiyi seven ve onların fikirlerinden yararlanan çok kişi vardır. Sabır değerli hocam. Sevgili editöre de buradan bu mevzuyu tartışma yerine çevirmemesini isteyeceğim. neyin hayırlı ve neyin şer olduğunu bilen elbet Allah'tır. Şahsen Üstad'ı ve Hocaefendi'yi seven değer veren biri olarak o gemideki herkesin ayaklarından öperim. Ve şunuda bilelim Filistin'e kimin hangi yardımı yaptığını ve hangi duyguyu beslediğini Allah zaten biliyor. Bu yazacaklarımız kimin ne yapıp kimin ne yapmadığı bir platform olmamalı ve kimse incitilmemeli. biz şimdi kimin ne yaptığını yazacaksak içinden çıkılmaz bir hal ortaya çıkar.
    Değerli hocam, Allah size ve tüm akrabalarınıza sabır versin. benim ağabeyinizin samimiyetinden iğne ucu kadar bir şüphem yok, sizlerin de başka kulvarda çalışan insanların samimiyetlerinden de şüpheniz olmamalı. Ağabeyinizle ne kadar gururlansanız azdır.
    Saygı hürmet ve sevgilerimiz arz ederim.
  • orhan uslu / 1 Haziran 2010 19:08

    teşekkür ve sitem...

    muhterem hocam yazılarınızı zevkle okuyorum.. Allah rızası için yaptığınız çalışmalarınızdan da -kısmen de olsa- haberdarım.. canı gönülden takdir ediyorum sizi.. sizin gibi bir aksiyon insanı olan ağabeyinizinde say ve gayretlerini gönülden tebrik ediyoruz.. bu yazınız da mükemmel ,fakat son paragraf keşke olmasaydı.. 'benim hizmetim iyidir ,en iyisidir diyebilir fakat iyi sadece benim hizmetimdir diyemezsiniz ' fehvasınca diğer grupların , cemaatlerin çalışmalarını bu şekilde hafife almasaydınız keşke.. burayı tartışma ortamına çevirmek istemem ama yorumcu mirzaya şunu demek isterim , bilinmelidir ki bugün Türkiye az buçuk hem kendi içinde, hem dünyada ,hem de bu bölgede güçlü bir hale geldiyse , başbakan çıkıp one minute diyebiliyorsa , bütün dünya artık gözünü dikmiş Türkiyeden birşeyler bekliyorsa bunda 20-30 yıldır o okullardan yetişen insanların hatırı sayılır bir yeri var.. tepkiler sadece sokakta verilmez.. ve inanın en etkisiz tepkilerde onlardır.. (etkisiz derken ,elin gavurunun takmadığı , sonucu itibariyle yani ) ama onlara bile saygımız sonsuz.. din adına diyanet adına iş yapan -her ne şekilde olursa olsun- herkese ve her kesime sonsuz saygılar ,hürmetler ,necip fazılın ifadesiyle 'Allah diyen ,gel ayağından öpeyim ' .. ama ne olur , ne olur müslüman cemaatler birbirine laf söylemesin , söyletmesin... Rabbim çalışmalarınızı bereketli eylesin.. ağabeyinizi de sağ salim evine ulaştırsın.. dualarımız sizinle..
  • mirza sadık / 1 Haziran 2010 16:49

    ............

    haklısınız hocam,hoca efendicilere göre oraya toplanan binlerce insan provakatör ya,ondan katılmıyorlar bu tür çalışmalara..
    zengin iş adamlarına yemek vererek hidayetlerine sebeb olup cennete gidecekler..
    zengin çocukların fakirlerin ter kokusunu yaşamaması için özel okul açıp cennete gidecekler ....
    dünyada herkese aynı dili öğreterek cennete gidecekler...

    not: ali sağlamın yorumunuda anlamadım..hocanın hangi sözüne katılmıyorsun.
  • ali sağlam / 1 Haziran 2010 14:09

    kusura bakmayın ama

    kusura bakmayın ama hocam yazdıklarınızın çoğuna katılmakla beraber özellikle son paragrafataki ifadelerinize katılmadığı gibi bunlardan dolayı üzüldüğümü ifde etmek isterim."Türkiye bu gümde iyi bir sınav vermiştir."cümleniz hem gerçeği yansıtmıyor hem de şuana kadar yapılanları yeterli gördğünüzü göstermesi açısından da beni üzmüştür.norveç eğitim bakanı kristiyan halvoren israile askeri ambargo uygulanmasını istiyorum.diyor.bizim başbakanımızın en ağır cümlesi lanetliyorum,kınıyorum korsan devlet terör devleti.varmı ötesi..nerveçli bakanın cimlesi bizim başbakınımızdan daha sert ve daha somut bir öneri içeriyor.üztelik o konvoyda sadece 3 tane norvaçli insan bulunuyor.türkiyenin ise 600 vatandaşı var.




Bu yazarın diğer yazıları