1.50
1.93
60,838
Şefik SEVİM

DÜŞÜNCE UFKU

Şefik SEVİM


20 Mart 2010
font boyutu küçülsün büyüsün

Halepçeler


“Bi eyyi zenbin kutilet” “hangi suçtan ötürü öldürüldüler?” (Kutsal Kur'an)

 

16 Mart 1988 yani Bahar…

 

Havanın, suyun ve toprağın rahmine cemre cemre ruhun üflendiği mevsim…

 

Dirilmek, direnmek ve yeniden dönmek gibi kavramların sözlüklerden arzın sahnesine çıktığı zaman…

 

Tabiatın yeniden canlanması, uyuyanların uyanması, bekleyenlerin beklediklerine kavuşmasının diğer adıdır ilkbahar…

 

Tam da bu mevsimde alın teri dökülen tarlalardaki ekinler ifsad edildi…

 

Anne rahminde uyuyan ceninler büyükleri sayesinde kâbuslar görmeye başladı…

 

Katıklara zehir bulaştı…

 

Gelinlikleri kefene dönüşmüş genç kızlar, buruk yüreklerle, yüreklerinden vicdanları sökülen cellatları Allah’a şikayete gidiyorlardı bir ikindi vakti…

 

Eyvanlarda kadim bir halkın masallarını yeni kuşaklara aktaran yaşlı çınarlar bir bir devriliyordu sokak başlarında…

 

Ellerinde sigara tabakası cigara saran eller, dumanlarını dertleriyle beraber havaya savuran dudaklar şimdi taş kesilmişti Mezopotamya’nın orta yerinde…

 

İki büyük dünya savaşından sonra emperyalistler tarafından kapalı kapılar ardında masa başlarında cetvelle çizdikleri haritalarla ve ümmetin başına getirdikleri laik ulusalcı batılı kuklacı yönetimlerle yeni fitne süreçleri oluşturuldu.

 

1916 Skys-Picot antlaşmasıyla Ortadoğu’da yeni yapay devletler kurulur. Problemli sınırlar çizilir. Bedeli ümmete ağır ödettirilir. 1979 Şatul Arap Savaşı ümmetin ödediği en ağır bedeldir. İran ve Iraktan toplam yaklaşık sekiz yüz bin insan ölür.

 

Saddam’ın emperyalistler tarafından İran üzerine saldırtılıp,1975 Cezayir Antlaşmasını ihlal ederek savaşı başlatması Amerikan ve Alman silah şirketlerine yeni ticari alanlar keşfedilmiştir. 1991’e kadar 75 Amerikan ve 80’nin üzerinde Alman şirketi Irak’a silah satmıştır.

 

Halepçe halkının Kürt ve İslami kimliklerinden dolayı İran yanlısı duruşları gerekçe gösterilerek Ali Hasan El-Mecid El-Tigriti komutasındaki 8 mig-23 uçaklarıyla saat 11-14 arası hardal gazıyla ölüm kusar narlarıyla meşhur Kuzey Mezopotamya’nın mazlum kasabasına…

 

Halepçe ne ilkti ne de son olacak görünürde… Vahiyle fıtratın buluşmasını engellemeye kararlı hakikati inkâra şartlanmış çağımızın nevrotik hasta ruhlu gestapoları, ekini ve nefsi ifsad etmeye, hayatın doğal akışına müdahil olmaya kararlı görünüyorlar. İlahi ve insani sorumluluğu üstlenmeyi müminin birinci vasfı olması gerektiğini düşünmekten aciz ehlileşmiş yığınlar olduğu sürece…

 

Halepçeli Delila, Kızılderili kardeşleri gibi, zenci kardeşleri gibi, Vietnam, Ruanda, Cezayir, Sıreprenicca, Gazze, Hama, Cenin, Tel-El-Zaatar, Hiroşima, Nagazaki ‘deki kardeşleri gibi toprağı masumca okşamaktan, çağlayı dalından koparma zevkinden İnabe Köyünün yamaçlarında uçurtma uçurmaktan alıkonulmuştur.

 

İki büyük dünya savaşında ölen elli milyonun üzerinde insanımızın, çeşitli işkence, sürgün ve hastalıklarla öldürülen yirmi milyon civarındaki insan kardeşimizin, Vietnamda öldürülen dört milyona yakın insan kardeşimizin, Cezayir,Gazze, Halepçe, Hama ve bütün İslam dünyasındaki şehit edilen kardeşlerimizin aziz ruhu Ariel Sharon’un, Milosevic’in, Stalin'in, Neron’un, Hitler’in, Saddam’ın vs… tiranların kirli ruhundan hesap soracağı bir güne iman ediyoruz…

 

Bugün Irak’taki Şii ve Kürtler ciddi bir sınav vermekte… “Emperyalistler için önemli olan stratejik çıkarlarıdır.” İlkesini sağlıklı okuyamamanın bedelini ödeyebilirler. Felluce, Ramadi ve Samarra katliamlarına katılan güçlerle işbirliğini mübah sayan bir duruş sergilemeleri müminin taşıması gereken hikmet ve basiret çerçevesine sığmamakta…

 

Zulme uğramak, zulüm yapmamızı gerektirecek bir hissiyat zeminine yol açmamalı…

 

Mezhep ve etnik kimlik çatışmalarını tetikleyen kirli gelişmelere karşı her bir müminin basiretli bir duruş sergilemesi ümmet hassasiyetimiz açısından en iyi korumamız gereken hayati bir durumdur…

 

Vesselam… 















Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar (7)
  • M Ali / 29 Mayıs 2010 20:51

    "Halepçeli Delila, Kızılderili kardeşleri gibi, zenci kardeşleri gibi, Vietnam, Ruanda, Cezayir, Sıreprenicca, Gazze, Hama, Cenin, Tel-El-Zaatar, Hiroşima, Nagazaki ‘deki kardeşleri gibi toprağı masumca okşamaktan, çağlayı dalından koparma zevkinden İnabe Köyünün yamaçlarında uçurtma uçurmaktan alıkonulmuştur." :(:(:(
  • uluhakan / 20 Nisan 2010 02:55

    vahim

    insanlığa sığmayacak kadar vahim ! bir olayı gayet insancıl olarak gündeme getirmeniz ve duyarlılığınız için teşekkür ederiz ...
  • seyit selman / 4 Nisan 2010 10:10

    sabırsız

    sayın hocam yeni yazı9nızı dört gözle bekliyoruz...halşepoçe acısı yüreğimizi çok yaktı..
  • mamoste / 27 Mart 2010 23:00

    Halepçe'den sonra Newroz kutlamaları hep ağrıma gitmiştir.

    Halepçe'yi bize hatırlattığın için Allah razı olsun.

    Kıskandı mı ne
    Temiz havasını
    Bulutlar
    Zehir kustular


    Havasız kaldı
    Cadde ve sokaklar

    Havasız kaldı
    Yaşlılar ve çocuklar
    Sustular


    Sustu
    Ninni söyleyen analar

    Sustu
    Bahçelievler
    Sokaklar

    Sustu
    Ağaçlarda
    Kuşlar

    Sustu
    Uğursuz kargalar

    Sustu
    Müslümanlar

    Ey dünya
    Dargınım sana

    Halepçem
    Adına

    Bin Teşekkür Öztürk Ramazan’a

    Gelemem dostum
    Kırk yıllık yastayım
    Var sen git Newrozuna, Bayramına
    Allah aşkına
    Karışma bana
  • ... / 24 Mart 2010 18:59

    bütün suçlar işlenmeden kıyamet kopmayacak galiba

    "Eyvanlarda kadim bir halkın masallarını yeni kuşaklara aktaran yaşlı çınarlar bir bir devriliyordu sokak başlarında…"
  • melek korkan / 23 Mart 2010 12:45

    ALLAH'ın slmı ve merhameti üzerinize olsun sizi görmek ne büyük sevinç eski bir öğrencinizim ellerinizden öperim melek batman lisesi 2007 mezunu
  • abdussamed oral / 23 Mart 2010 12:36

    kalemine, yüreğine sağlık...




Bu yazarın diğer yazıları